17 Ağustos 2019 FOX Ana Haber Hafta Sonu

FOX Ana Haber Hafta Sonu HD izle!
17 Ağustos 2019 Cumartesi FOX Ana Haber Hafta Sonu Bülteni HD izle!
FOX Haber Merkezi'nin güçlü ve deneyimli kadrosu tarafından tarafsız habercilik anlayışıyla hazırlanan hayatın içinden haberler, Burak Birsen'in sunumuyla FOX Ana Haber'de!

Herunterladen

görünümler
29,250

YORUMLAR

  • Ak partinin əsəri İstanbulu su apardı.

    Seymur HüseynSeymur Hüseyn27 gün önce
  • Fetocu Arınç düpedüz Fetocu....

    K3 KrochetK3 Krochet28 gün önce
  • Fetö denen sey sanki bütün partilere dagilmislar gibi. Hepsi o kadar amatör-kriptolarki her yerde yakayi ele verselerde, iktidarin daha büyük safligi sagolsun, kimse görmüyor veya görmek istemiyor. Fetö sorusturmalarinda neden tek fakirler kayip etti? zengin fetöcüler elini kolunu salliyo, kösklerde, saraylarda geziyorlar, siyasette hala aktifler? kolay cevap: Fetö ve bir güc daha (devletin icinden!) Türkiye'yi yavasca yikmak cabasindalar. Fetö denen illetle kari koca birbirine düstü yani mikro-devletler yikildi ve dayanisma sifira indi. dolaysiyla fakirlik ve zam olusur güven olmayan yerde ve manipülasyona cok acik bir ortam olusur. bu bos ortami kullananlar kendileri sonsuz zenginlige ulasirlar halkin sirti üstünde veeee sonucta devlet yikilir / satilir. Artik Amerika'ya Rusya'ya sorariz ali'mi veli'mi baskan olsun diye gelecekte. Türk'e tasma takilmis malesef.

    Harun CömezHarun Cömez28 gün önce
  • Istanbul‘da 1 gün yagan yagistan maddi manevi o kadar ilce,esnaf,mahalle zarar görsün 1 insan hayatini kaybetsin akintiya kapilip ... Ekrem imamoglunun kilicdaroglunun esleri de kahve partileri yapsin amk Ekrem‘de cikip bir acil durum mesaji yada taziye mesaji yayinlamasin yada sorumluluk almasin

    Ding DangdongDing Dangdong28 gün önce
  • Karabük'ün geleceği tehlikede. Tüm doğa, toprak, su, hava ve tüm canlılar, biz insanlar yaşamımız tehdit altında. Bize destek olur musunuz? İmzanız ekleyip dağıtırmısınız lütfen ? ✍️ chng.it/kNMgBkgM

    Ayten DemirAyten Demir28 gün önce
  • Bu spiker portakal abisinden de şerefsiz miş

    Ykp DğYkp Dğ28 gün önce
  • Ulan bunak arinc,satilmis serefsiz,dilsiz seytan,insan musfettesi,sen satilik bi yavsaksin,karaktersiz pezevenk,onursuz kisilik,Allahin laneti uzerine olsun....

    ÜmiT 3550izmirliÜmiT 3550izmirli28 gün önce
  • Kılıçdaroğlu'nun, imamoğlu'nun ve demirtaş haininin eşinin hep beraber çay pasta yemesi, sık sık bir araya gelmesi olayına çok sövdüm. Ancak iyi oldu. İmamoğlu'nun içini öğrenmemize sebep oldu. Gerçek yüzünü gördük. Demek ki herşey ermeniler yönünden güzel olacakmış. Chp ve pkknın ortak ideolojilerinin olduğunu anlıyoruz bu görüntüden. Şehitlerin ahı tutsun sizi hainler.

    Ahmet KaplanAhmet Kaplan28 gün önce
  • Evet Bülent Arınç a yeni görev fetto hükümetin yeni Barış elçisi oy lazım şimdiye kadar nerdeydin fettocu ler serbest kalacak 3yil sonra Ali Babacan Ahmet Davutoğlu da fettoyle bağı var Bülent Arınç köprü olacak

    mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
  • 14:33 bunlara kargalar bile gülüyor hahaha

    Erguen YuecelErguen Yuecel28 gün önce
  • Onur’u olan işçi Türk iş sendikasından istifa eder

    Yunus EmreYunus Emre28 gün önce
  • İstanbul'un 34 Ekran'ı yayın hayatına başladı ⬇⬇⬇ trvision.net/pass/UCiMD7KQwN3VfREICotACRLQ

    34 Ekran34 Ekran28 gün önce
  • İç çekişme yapan gider ( bana ters düşen gider) . Kendi muhalefetine tahammül edemeyen muhalefet partisi. Vay Bee. Kılıçdaroğlu gitmedikçe hayal görürsünüz siz. Tek adamlığa son diyen Kılıçdaroğlu ndan başlasın önce

    Seçkin ÖZTÜRKSeçkin ÖZTÜRK29 gün önce
  • SEREFSIZ FOX TV BURDA ZAMAN HARCAYIP MESAJ ATIYORUZ FIKIR VERIORUZ SEN BIZIM YAZILARIMIZI SILIYORSUN, KORKAK GOTLER SIZLERDE BOZULDUNUZ BUNDAN SONRA SIZE EKSI OY YAGACAK. HADI BUNUDA SIL. YAVSAKLAR SIZLER TR'DEKILERIN HEPSI YAVSAMIZ BETER OLUN.

    Matthew highlandMatthew highland29 gün önce
  • Ulke batiyor bir kereligine kurban bayrami olmaya versin, Allah gunah yazmaz allahin da sizin kurbanlariniza ihtiyaci yok , kurban kesmek yoksullar icin olan bir sey, butun millet bir kereligine kemer sikar bu hayvan yoklugunu daha kotulestirmezler ama bu dinciler bastakiler orumcek kafali bilim ekonomi ile ilgisi olmayanlar bunu dusunmez isleri yalakalik yapip maas almak.

    Matthew highlandMatthew highland29 gün önce
  • bu serefsiz sendikacilar soyucular neden cakarlari cikarmamislar ? Bunlar analarinin karnindan alman mali araba ile mi dogru ? hirsizlar ulan hakikatten sizler musluman degilsiniz cunku Allah korkusu yok , ne bicim bir yaratiksiniz, Millet uyan o recep hirsizinin gotunu kurtarmak icin can verdiniz onun eski fetocusune , neden kendiniz icin sokaklara dokulmuyorsunuz nerde bu dernekler namuslu sendikacilari , bunlari o alman arabalarinda nazi firinlari gibi pisireceksin.

    Matthew highlandMatthew highland29 gün önce
  • ya bu dincilerin bir duzgunu yokmu ya , yalaka olmayan sadece Allah'a tapan lux arabaya bir suru maas alan gercek bir musluman yok mu ? Kahretsin bu sendikacida hirsiz kalles cikti BURDAN SU CIKIYOR BUNLAR BIR SEY mi biliyor kull hakkini dusunmuyorlar ? Ya yok boyle bir sey yada bunlar firavun yada bunlar bu akp si sahte sendikacisi hepsi insan degil

    Matthew highlandMatthew highland29 gün önce
  • Ekrem abimiz mazbaatami verin çok işimiz var diyodu geldiğinden beri tatili bana çok yakisiyo diyodu ee nerde tatilde keyfini bozmuyo canı isterse gelir bekleyin yardımcısı nerde olduğunu söyleyemem diyo

    Ahmet AydınAhmet Aydın29 gün önce
    • Söyleyemez iç savaş cıkar zatten millet kutuplaşmış yapılanları söylerse ortalık karışır engelliyor elinden geldiği kadar ist gibi bir şehir kolay değil

      RYUGA EL DRAGORYUGA EL DRAGO28 gün önce
  • COK UZULDUM YAZIK YA INSALLAH BUNLARIN SIGORTALARI VARDIR

    nora arrowoodnora arrowood29 gün önce
  • AMAN ALLAHIM YA

    nora arrowoodnora arrowood29 gün önce
  • Kilictaroglu demirtasa kurban olsun .demirtaş kilictaroglu yuzunden icerde unutmadik

    mus musmus mus29 gün önce
  • Fox haber izleyince insanın türkiyede 1 tl harcayası gelmiyor.ev kurası,cocuk yapası,yatırım yapması,araba alması kısacası baştakileri Zengin etmemek için para harcamak istemiyor

    Adil ŞentürkAdil Şentürk29 gün önce
  • Adam gibi adam Ali Yalçın, işçilerin alınterini gasp eden yalaka Ergün Atalay...

    muradomurado29 gün önce
  • Yok baba bu chp nin ben aq bu chp nin de degismesi lazim cunku akp bu milletin anasinida sikse sirf chp inadindan bu millet akp ye oy veriyo

    barzo bababarzo baba29 gün önce
  • Yavsak bulent bunlarin hepsi yavsak, paraya taparlar, Allahlari yok, firavunlar gibi , tayyip' e taparlar, igrenc hepsinde de bir akp li gormedim yuzunde nur biraz sevimlilik olsun, bunlarin pislik kalpleri yuzlerine vurmus...

    Matthew highlandMatthew highland29 gün önce
  • 25 YILDIR İSTANBULA YAPILMAYANLARIN ÖZETİ !!!!!!!!!!!!!!!!!!

    Nick NickNick Nick29 gün önce
  • İşçi kısmı hakkını arama yoluna gitmiyor ki kendini teslim etmiş sisteme

    Ali yiğitAli yiğit29 gün önce
  • Kendileri fetocularla görüşünce bişey yok ama başkaları yalandan yere uydurularak fetocu oluyor

    Nil NilNil Nil29 gün önce
  • Akp nin gercekten feto ayagi olmadigina inananlar var hala...

    Giray YALÇINGiray YALÇIN29 gün önce
  • nereden nereye

    Antonio MontanaAntonio Montana29 gün önce
  • Bu yazıyı görenler şunu sormuyomusunuz ülkemizin bunca arazisi neden satılıyo fabrikalar neden özelleştiriliyo ormanlık araziler neden katlediliyo hayvancılık neden çok kötü durumda tarım neden yok ekonomi çöküyo insanlar aç bunlar niye hala siyasetçileri gösteriyolar şimdi diceksinizki heralde soruyoruz peki bende şunu sormak istiyorum fox habere bu yazılanları niye göstermiyosunuz

    F-CROSHİF-CROSHİ29 gün önce
  • Hep konuştuk, anlaştık ifadeleri iktidarda. Ama kimin lehine bu anlaşma, içeriği nedir? Milletin bilmesi engelleniyor, neden? Çok açık; taviz verilmiştir. Hani hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir? Sadece söylemde. Tek adam rejimi ülkenin değil bir avuç haramilerin ve emperyalist güçlerin menfaatinedir.

    dn meerdn meer29 gün önce
  • Akpli değilim ama kusura bakmayın chpli de değilim akp ittifakına oy vermedim ama bayan demirtaş imamoğlu kılıçdaroğlu insan sevdiklerinle beraber olur bir hatırlatma s.demirtaş aponun heykelini dikecekti hdpli sırrı sakık Atatürkün askeri değil generali olsanız ne olur it sürüleri diyordu kusura bakmayın tavşan kaç hikayesine döndü sizden bir beklentim yok

    Onur AkkoyunluOnur Akkoyunlu29 gün önce
  • 17 ağustos haberindeki yılmaz hoca benim oğlumun futbol hocası

    Süreyya İdmanSüreyya İdman29 gün önce
  • Adamsın Burak birsen Yaptığın yorumlarla Fatih portalı aratmıyorsun

    Ercan ÖztürkErcan Öztürk29 gün önce
  • İşçiyi masa başında satan sendika diyor ya Zonguldak maden işçilerinin sendikasının parası yok greve gidersek işçiye nasıl bakacaklar diyor ben soruyorum maden de çalışan işçiler den 1 yevmiye kesiliyor kesilen paralar nerde bir yere bir kuruş yardım mı yabdılar bir çocuğa burs mu verdiler ben söyleyeyim bir ay tek bir ay çift maaş alırlar altlarında son model makam araçları daha bitmedi hergün gazino da eğlenir ler foturaları başka yere harcama gösterirler sadece bir gün bir sendikacıyı takip etmek yeter paraların nereye gittigini öğrenirler herkes zonguldak gazinolar onların sayesinde iyi para kazanıyor bunları açıklasınlar o sendikacılar bir gün yer altına inipde işçilerin sorunlarını yerinde görmüş lermi yer altında işçi göçük de kaldı sendikacı gazinoda içiyor arıyor beyefendi iş yeri temsilcisini göçükden çıkarınca haber ver diye gazino da eğlenmeye devam ediyor kalkıp gelmiyor ben kim olduğunu çok iyi biliyorum o sendikacıların kim olduğunu zonguldak madencilerin sendikacısı orda oturma boş yere sen ve senin gibiler işçileri masa başında sattin

    Metin KocMetin Koc29 gün önce
  • İktidarın yediği bütün naneleri chp nin üzerine atan gerizekalı bir halk

    Ercan ÖztürkErcan Öztürk29 gün önce
  • Türkiye aynı bir çingene İmparatorluğu olmuş

    kaya kayakaya kaya29 gün önce
  • Ne kadar saçma sapan bir ülkeyiz ülkeler Her gün bilim dalında bir şey buluyorlar geliştiriyorlar

    kaya kayakaya kaya29 gün önce
    • kaya kaya beyinsiz sen körsen biz neyapalim

      Erguen YuecelErguen Yuecel28 gün önce
  • CHP Kürt sorununu nasıl çözecektir? Burada açıklık olmazsa yeni bir CHP ortaya çıkmaz. AKP-MHP’nin Kürt düşmanı faşist-soykırımcı zihniyeti aşılmadıkça da Türkiye demokratik hale gelmez.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Esas sorun AKP-MHP zihniyetidir Çözüm üretebilmek için bir sorunun doğru tespiti, sonuç alabilmek için de tartışma gündeminin doğru oluşturulması gerekir. Örneğin Suriye’nin esas sorunu nedir? Hiç kuşku yok ki, Cerablus-Bab-Efrîn-İdlib hattındaki TC işgali ve faşist AKP-MHP Yönetiminin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük işgal tehdididir. Suriye’de toprak işgal etmiş olan tek devlet TC’dir. Adeta tüm dünya görmezden gelip ses çıkarmasa da gerçek budur. Dolayısıyla Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimini sorun olarak göstermek gündem saptırma ve esas sorunu gizleme çabası olmaktadır. Örneğin günümüzde Irak’ın esas sorunu nedir? Hiç kuşku yok ki, TC Devletinin Haftanin’den Bradost’a kadar gerçekleştirdiği işgal ve faşist AKP-MHP Yönetiminin Şengal’den Maxmur’a kadar yaptığı saldırılardır. Irak ve Güney Kürdistan Yönetimleri ses çıkarmasa ve tüm dünya adeta seyirci kalsa da gerçek budur. Dolayısıyla PKK’nin bu alanda bir sorunmuş gibi gösterilmeye çalışılması yine gündem saptırma ve esas sorunu gizleme çabası olmaktadır. Zira herkes bilmektedir ki, TC’nin Şubat 2008 Zap saldırından bu yana Türk işgaline karşı Güney Kürdistan ve Irak’ı savunan PKK gerillasıdır. Yine 3 Ağustos 2014 tarihinde başlayan soykırımcı DAİŞ saldırılarına karşı Şengal, Maxmur ve Hewlêr’i koruyan ve insanlığın onurunu kurtaran HPG ve YJA-Star gerillaları olmuştur. Örneğin Türkiye’nin esas sorunu nedir? Hiç kuşku yok ki, AKP-MHP’nin temsil ettiği Kürt düşmanı faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasettir. Bu zihniyet ve siyaset Kürt düşmanı, kadın düşmanı, halk ve insanlık düşmanıdır. Bu zihniyet faşist, sömürgeci, soykırımcı, kandan beslenen ve saldırgandır. Başta Kürtler olmak üzere Türkiye halkları ve tüm insanlık için küresel düzeydeki esas tehlike ve sorun söz konusu bu zihniyet ve siyaset olmaktadır. Dolayısıyla “Türkiye’nin güvenliği için teröre karşı mücadele” edebiyatı gündem saptırma ve esas sorunu gizleme çabasıdır. Suriye ve Irak’ın kuzeyine dönük işgalci saldırılar Türkiye’yi yeni bir felâketin içine sürükleme durumudur. Kürtlerin özgürlük ve demokrasi istemelerinin böyle bir durumun gelişimi ile hiçbir bağı olmadığı gibi, tersine bu faşist-işgalci yayılmacılığa karşı en tutarlı demokratik direniş tutumu olmaktadır. Belli ki tek tek ağaçları görüp ormanı görmeme yaklaşımıyla sorunları çözmek mümkün değildir. Dolayısıyla AKP-MHP faşizminin içerde ve dışarıda yaptığı faşist saldırganlıkları tek tek görüp bütünlüklü görmeden ve buna yol açan esas nedeni, yani faşist-sömürgeci- soykırımcı zihniyet ve siyaseti doğru tespit etmeden Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarını çözebilmek mümkün olmaz. Hatta son tahlilde AKP-MHP faşizminin açtığı yolda yürümek ve belirlediği gündemi tartışmak olur. Öncelikle tüm devrimci-demokratik güçlerin ve antifaşist muhalefetin böyle bir duruma düşmemesi gerekir. Örneğin AKP-MHP faşizminin her gün içte ve dışta yaptıklarını saymakla bitmez. En başta 18 Haziran gününden bu yana geçen bir buçuk aydır İmralı’da avukat ve aile görüşü yaptırılmamıştır. Çok açık ki, bu durum TC yasalarına bile aykırı olan bir tecrit ve işkence uygulamasıdır. Her güne Kürdistan’ın onlarca mıntıkasında yasak bölge ilan edilmekte, askeri operasyonlar yapılmakta, gençler katledilip dağ-taş yakılmaktadır. Türkiye ve Kürdistan’da her gün onlarca polis baskını yapılıp onlarca insan göz altına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Öyle ki tüm cezaevleri tıka basa dolmuş olduğu için, hızla yeni zindanlar yapılmaya çalışılmaktadır. İşçi ve emekçiler üzerindeki sömürü had safhaya ulaşmış, insanlar açlıktan ölme sınırına gelmiştir. Sokakta gençler kaçırılmakta, kadınlar katledilmektedir. Faşist saray diktatörlüğü her şeye tek başına hükmetmekte, AKP’den ayrılıp parti kurmak isteyenler açıkça tehdit edilmektedir. Tabi içteki bu durumun dışa yansıması çok daha ağır ve vahşi olmaktadır. İçteki faşist baskı ve zulüm gizlenebilmek için dış alanlara ve tüm dünyaya savaş açılmakta ve toplumun dikkati dışa kaydırılarak şovenizm zehri hortlatılmaya çalışılmaktadır. Türk ordusu bütün sınır boyunda ve Suriye içlerinde savaş halindedir. Her gün gece ve gündüz askeri saldırılar gerçekleştirmektedir. Türk savaş uçakları her gün gece ve gündüz demeden Irak’ın kuzeyine saldırılar yapmakta ve en vahşi katliamlarda bulunmaktadır. Tam bir işgal gücü olarak ağır ağır ilerlemeye çalışmaktadır. Faşist reis Tayyip Erdoğan tüm buraların işgal edileceğinden söz etmektedir. Bu temelde Türkiye, Üçüncü Dünya Savaşı denen çatışma sürecinin içerisine tümüyle sokulmuş bulunmaktadır. Peki şimdi sorunu ortaya nasıl koyacağız ve çözüm yöntemlerini nasıl geliştireceğiz? İçte ve dışta her gün yaşanan bu olayları tek tek ele alarak her birine çözümler üretmek mümkün müdür? Sorunların bu biçimde ele alınıp çözüme kavuşturulamayacağı açıktır. Dolayısıyla tek tek olaylarla uğraşmaktan çok, onları ortaya çıkartan zihniyet ve siyaseti görerek, çözümü bu zihniyet ve siyaseti aşmakta ve yok etmekte aramak en doğrusudur. Tek tek baskı ve sömürü olaylarını ortaya çıkartan zihniyet ve siyaset kurutulmazsa, her an yeni olayları ortaya çıkartmaya devam eder. Demek ki Türkiye’nin esas sorunu, tüm bu olayları ortaya çıkartan söz konusu Kürt düşmanı faşist-soykırımcı zihniyet ve siyasettir. Sorun tek tek olaylar olmadığı gibi, yalnız başına sistem sorunu da değildir. Biz, 23 Haziran İstanbul seçimi ardından, artık Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demiştik. Bununla Türkiye için yeni bir sürecin başladığını ve bu yeni sürecin de yeni yaklaşımlar, taktikler ve tarzlar gerektirdiğini belirtmek istemiştik. Şimdi AKP-MHP faşizmi topyekûn özel savaşı derinleştirerek ve yayarak sürdürme kararı almış bulunuyor. Elbette bu durum daha önceki savaş ve soykırımın bir devamı niteliğindedir. Ancak asla eskisi gibi olmayacaktır. Çünkü AKP-MHP faşizminin eski uygulamaları yapacak gücü kalmamıştır. İçte ve dışta iyice teşhir olmuş ve rezervlerini tüketmiş durumdadır. Bu açıdan eskiye göre çok çok zayıftır, her an yıkılma ile yüz yüzedir. Bunun korkusu içinde yaşamakta ve ömrünü uzatmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla AKP-MHP faşizminin eskiyi devam ettirdiğini sanmak ve söylemek büyük hata içinde olmak demektir. Bunun dışında, başlayan yeni süreçte çözüm arayışını eskiye dönüş olarak algılama yaklaşımlarının hepsi yanlıştır. Örneğin eskisi gibi bir İmralı görüşme düzeni olmayacaktır. Ve zaten olmamaktadır da. İmralı işkence ve tecrit sistemi altında bir demokratik çözüm süreci de olmayacaktır. Dolayısıyla 5 Nisan 2015 öncesine dönme arayış ve beklentileri de doğru değildir. İmralı işkence ve tecrit sisteminin varlığı zaten faşizm, sömürgecilik ve soykırımcılık demektir; böyle bir varlık altında demokratik çözüm müzakeresinin olamayacağı açıktır. Yine Türkiye’nin esas sorununu kuru bir sistem sorunu olarak gören, bu temelde çözümü sadece bir sistem değişikliğinde arayan, cumhurbaşkanlığı sisteminin yerine eski sistemi getirerek çözüm üretebileceğini sanan yaklaşımlar da doğru değildir. Zaten eski sistem sorun üreten değil de çözen olsaydı, o zaman Türkiye bu duruma gelmez ve cumhurbaşkanlığı sistemi ortaya çıkmazdı. Demek ki esas sorun Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olması sorunu değildir. Dolayısıyla Erdoğan’ın başbakan olmasıyla da çözüm bulunamayacaktır. Esas sorun, bugün AKP-MHP’de somutlaşan Kürt düşmanı faşist-soykırımcı zihniyet sorunudur. Başta CHP olmak üzere Türkiye’nin siyasi güçleri bu zihniyete ne demektedir? Sistem değiştireceğiz ve biz yönetim olacağız demekle ve AKP-MHP’nin Suriye işgaline onay vermekle bu zihniyet aşılamaz. CHP Kürt sorununu nasıl çözecektir? Burada açıklık olmazsa yeni bir CHP ortaya çıkmaz. AKP-MHP’nin Kürt düşmanı faşist-soykırımcı zihniyeti aşılmadıkça da Türkiye demokratik hale gelmez.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Kürtlerin gerçek gündemi Kürtlerin demokratik özgür toplumsal yaşamı için Kürtler ne yapacak? Kürt soykırımı bir sorundur, salt Kürtlerin değil tüm Ortadoğu’nun sorunudur ve Kürtlerin kendileri bu sorunun çözümü için neyi gündemlerine almalıdır? Kürtlerin gerçek gündemi Ulusal Demokratik Birliktir. Demokratik Ortadoğu’nun zemini, ancak Kürtlerin ulusal demokratik birliği ile örülebilir. Bu, Kürtleri diğer uluslardan, halklardan ya da topluluklardan üstün görmekten öte bir anlama kavuşmuştur. Zira Kürtlerin parçalanmışlığı üzerinden Ortadoğu’nun, bugünkü devletlerin haritası çizildi. Bugün AKP-MHP iktidarı öncülüğünde Türkiye devleti haritaları de facto olarak değiştirmeye çalışıyor. Başur Kürdistan’daki karakollar ve üsler, Rojava Kürdistan’da Afrin başta olmak üzere işgal edilen şehirler, yaşananların salt askeri olaylar olmadığını, olsa bile siyasi haritaların değişimine odaklanıldığını gösteriyor. AKP’nin Lozan’ı kabul etmediği, Lozan’ın yüzüncü yılında Erdoğan’ın Mustafa Kemal’in yapamadıklarını yapmayı, Rojava ve Başur Kürdistan’ı alarak büyük Türk yurdu emellerini gerçekleştirmek istediği ortadadır. Bugün Erdoğan ağustos ayı vesilesiyle Mercidabık savaşından söz ediyor. Mercidabık savaşı, Osmanlı’nın Suriye, Lübnan ve Filistin topraklarına el koyduğu savaştır. Tabi direnen onurlu Kürtlerin de kutlayacağı bir Ağustos var ancak mesele salt bu değildir. Tüm Kürtlerin şunu dert etmesi lazım. AKP-MHP karşısında, hiçbir Kürdün, hiçbir Kürt partisinin kıymeti-harbiyesi yoktur. Bundan dolayı hiçbir Kürt partisi, kendini salt kendi bölgesel çıkarlarıyla ele alıp kendisi dışındaki Kürtleri kurban olarak Türk soykırım sistemine sunamaz. AKP pratiğinde, Türk soykırım sistemi Kürt ve Kürdistan gerçeğini tümden yok etme amacındadır. Bunu tüm Kürtler bilmelidir. Bugün siyasal tutumlar alırken, anlaşmalar yaparken tarih unutulmamalıdır, Kürt toplumsallığı unutulmamalıdır. AKP, sadece soykırım amacına ulaşmak için dün paçavra dediği bayrağı bugün kabullenmiş gibi görünmektedir. Ötesi ölü kürdün kabullenilmişliğidir. Kürtlerin ulusal demokratik birliği, dört egemen devleti ilgilendirmektedir. Bundan dolayı parçalanmışlığına rağmen ulusal birliğin ortak ilkeleri olmak zorundadır. Ulusal demokratik birliğin ilk şartı, belki de tek şartı, Kürt halkının varlığını, toplumsallığını, özgür demokratik toplumsal haklarını güvenceye almak için bir ortak siyasi tutum sergilemektir. Bunun için, tüm Kürt oluşumlarının siyasal doğrultularını sorgulaması gerekir. Bu temel varoluşsal bir zorunluluktur. Kendi siyasal çıkarlarını eksen almak, eğer Kürt ve Kürdistan değerlerine zarar veriyorsa, bunlar tüm siyasal oluşumlar, partiler ve örgütler tarafından tartışma konusu yapılabilmelidir. Bu durum, siyasi hareketlerin tek akılla yönetilmesi anlamına da gelmez. Bu durum, ortak toplumsal ilkelere bağlı kalarak Kürt ve Kürdistan davasına yaklaşımı belirlemek anlamına gelir. Çünkü Kürdistan, öyle bir ülkedir ki, egemenlik kurmuş olan devletler kendi devlet sınırlarını korumak için kendi sınırları içindeki Kürtleri inkar ederken, sınır ötesindeki Kürtleri soykırım siyasetine araç yapabilmektedir. Hiçbir Kürt oluşum, salt kendi bölgesel çıkarları için, başka devlet sınırındaki Kürtleri, bu Kürtleri temsilen mücadele eden Kürt parti ya da örgütleri kurban etmemeli, düşman görmemeli, soykırımcı egemen devletlerle bu tarz anlaşmalara-ortaklıklara girmemelidir. Türk devletiyle girilen ilişkiler bu anlamda tüm Kürdistan değerlerini yok edecek düzeyde tehlikelidir. Hiçbir Kürt oluşum, başka bir oluşumun yokluğu üzerinden kendini inşa etmemelidir. Buna en önemli örnek başur işgalidir. PKK’nin yok edilmesi temelinde Başur işgaline izin verilmesi, göz yumulması, Kürt ve Kürdistan mücadelesi açısından kabul edilemez. Başur işgali karşısında, “ŞurAda PKK yok oraya saldırmayın” demek,“BurAda PKK var oraya saldırın” anlamına gelen PKK’yi terörize etme yaklaşımı, tarihe derin bakamamak, Türk sömürgeciliğine karşı koyamamak, siyasal irade olamamaktır. Eğer bugün, bazı Kürt şahsiyetler çıkıp konuşabiliyorsa, bu PKK sayesindedir. PKK’nin bitirilmesiyle hiçbir Kürt kendini büyüteceğini sanmamalıdır. PKK biterse, tüm Kürtlük biter. Bu gerçeği tüm Kürt örgütler görmeli ve PKK karşıtı saldırılar başta olmak üzere, tüm egemen devletçi saldırılara tutum almalıdır. Ulusal demokratik birlik için, tüm parçalardaki Kürt toplumsallığının birbirini tanıması gerekir. toplumsal zeminler birbirine kapatıldığından dolayı da demokrasi kültürü gelişmemekte ve toplumsal zemin de bunun mücadelesini vermekten uzak tutulmaktadır. Kürtlerin kendi ulusal birlikleri kadar, Ortadoğu halklarıyla demokratik ulus temelinde ilişkiler geliştirmesi de aynı derecede önemlidir. Bu konuda özellikle Kürt Arap ilişkileri giderek önem kazanmaktadır. Zira, AKP, Kürt-Arap savaşı yaratmak için her türlü saldırıyı, başta DAİŞ ve benzer ufak gruplar olmak üzere her türlü çete örgütlenmesini, işbirlikçi örgütlenmeyi geliştirirken, Arap halkı, Kürtlerin öncülük ettiği mücadeleyi sahiplenerek hem DAİŞ karşıtı savaşta Kürtlerle birlikte ön cephede de yer aldı, Kürtlerle demokratik özgürlük ilkeleri temelinde birlikte yaşamayı tercih etti ve demokratik ulus inşasına katıldı. Bu anlamda AKP’nin korktuğu başına geldi. Kürtler Araplarla savaşmadı, barıştı ve demokratik yaşamın temelini oluşturdu. Öyle ki, AKP içindeki Kürt vekiller bile Kürtlüklerini unutarak “kuzey doğu Suriye’de Kürt yok” diyerek dünyanın tanıklık ettiği ve desteklediği tarihi direnişi dahi inkar edecekler. Raqqa ve Derazor’daki Arapları anlatırken Afrin’deki Kürtlere değinmekten özellikle kaçmaları, inkarcılığın zirvesidir. AKP’nin gerçek Kürt görüşü, Afrin’dir, Cizre’dir, Sur’dur, Nusaybin’dir. Bundan öte bir görüşü yoktur. Kürtler bunu bilmeli ve bu bilinçle kendi bölgesel siyasetlerini de belirlemelidir. Ulusal demokratik birliğin bir şartı, egemenini tanımak ve parçalanmışlığın, sınırların ya da devlet baskılarının zihniyetleri, siyasetleri belirlemesine izin vermemektir. Özcesi, ulusal demokratik birliğin ilk şartı, AKP siyasetine destek ya da ortak olmamak, AKP-MHP soykırım sistemi karşısında durabilmektir. Tabi bunların hepsinin olabilmesi için ilk şarttan daha öncelikli bir şart daha vardır ki, olmazsa olmazdır. Kürt toplumunun sınırları engel yapmadan, özgür siyasi iradeleriyle konuşabilecekleri mekanizmalar oluşturmak gerekir. KNK’nin yaptığı çağrı bundan dolayı büyük anlam taşımaktadır. KNK çağrısına bazı örgütler olumlu cevap verdiler. Tüm Kürt oluşumların bir şekilde bu çağrıyı muhatap alması ve bir cevap vermeleri öncelikli şart olmaktadır.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Erdoğan ve AKP bir soykırım gücüdür Önder Apo son görüşmesinde “Kürtlerin bir hukuku olacak mı” diye sormuştu. Amacının Kürtlere bir yer açmak, bir hukuka sahip olmalarını sağlamak olduğunu belirtmişti. Ama Türk devletinin de amacının Kürtleri yok etmek olduğu gayet açık. Türk devleti Kürtler yüzünden bütün dünya ile adeta savaş halinde. Bırakalım Türkiye’nin içinde Kürtleri tanımak veya onlara hukuki bir statü sağlamak, dışarıdaki Kürtlerin inkarı ve imhası için seferber olmuş durumda. Rojava’da Kürtler uluslararası koalisyon ile birlikte DAİŞ’e karşı savaştı. DAİŞ kırıldı. Buna rağmen Türkiye şimdiye kadar Suriye’deki Kürtlerin hiçbir uluslararası toplantıya katılmasına izin vermedi. Rojava, kuzey ve doğu Suriye güçleri Türk devletinin açık hedefi oldular. Türkiye yeni bir anayasa yapılır ve Kürtlerin de hakları olursa kendisi için kötü bir örnek olur diye girmediği gizli ve kirli ilişki bırakmadı. DAİŞ ve El Nusra artıklarını ÖSO adı altında etrafında toplatarak Kürtlere saldırtmaya çalışıyor. Türkiye’nin kaynaklarını Rusya’ya peşkeş çekerek Efrîn’i işgal etti. Efrîn örneğinde de çok açık ve net olarak görüldü ki, Türkiye Kürtlere sadece soykırımı reva görüyor. Efrîn bilinen bir işgal değil, açık bir soykırımdır. Çünkü orada Kürt halkı yaşıyordu ve tümü topraklarından sürüldü, etnik temizliğe tabi tutuldular. Türkiye şimdi Efrîn’de ne yapıyor? Dünyanın bunu konuşmasına, tartışmasına izin vermiyor. Kendi toprağıymış gibi üzerine oturmuş, Kürtleri dışarı atmış, etrafında topladığı çete artığı Arapları getirip yerleştiriyor. AKP açık bir soykırım rejimi örgütledi. Kendisi de bu soykırıma öncülük yapıyor. Erdoğan, Kürtlerle görüşüyorum, sorunu çözeceğim dediği dönemlerde bile soykırım uygulama hazırlıkları yapıyordu. Erdoğan hiçbir zaman Kürt sorununu çözmek istemedi. Öyle bir zihniyeti ve hedefi yoktu. Olsaydı bir çözüm önerisi, projesi olurdu. Erdoğan ve partisi bugüne kadar hiçbir çözüm projesi sunmuş değildir. Kürtlerin en doğal hakları olan anadille eğitimi bile kabul edilmemiştir. Kürtlerin anadilleriyle eğitim hakkı var sözleri Erdoğan’ın ağzından çıkmamıştır. Asimilasyon ve kültürel soykırım daha etkili uygulanmıştır. Erdoğan sıkıştığında, oy toplamaya ihtiyaç olduğunda “Kürt kardeşleri” aklına gelmiştir. Ama kardeşlik hukuku adına hiçbir şey yapmamış ve yapmayı düşünmemiştir. Eğer Kürtlere düşman değil ve kardeş olarak kabul ediyorsa neden kuzey Suriye’ye saldırmak için yırtınıp duruyor? Rojava, Kürdistan’ın en küçük parçasıdır. Kardeşleri Suriye’de haklarına kavuşsa sevinmesi gerekmez mi? Kerkük’te Türkmenleri kullanmak için koşturuyor. Bir avuçluk Kıbrıs’ta Türklere devlet kurdurmak için yapmadığı manevra kalmadı. Unutulmasın ki, Trump gibi bir insan bile Japonya’daki G20 zirvesinde “Erdoğan Kürtleri temizleyecekti ben engelledim” dedi. Hatta “sanki bu Erdoğan’da doğuştan gelen bir Kürt düşmanlığı var” diye eklemişti. Erdoğan’ın Kürt düşmanlığı artık dünyada ayyuka çıkmış. Bilinmeyen, gizli saklı bir şey kalmamış. Önder Apo gayet açık bir dille soruyor; “Kürtlere yer verecek misiniz, Kürtlerin bir hukuku olacak mı?” Erdoğan’ın cevabı tarihlerine yeni Ağustos zaferleri eklemek olmuştur. Herkes bayram mesajında barış ve huzur dileğinde bulunur. Ancak Erdoğan mesajında savaş ve Kürtleri yok ederek zafer vaatlerinde bulunuyor. Kuzey Suriye sınırı Türkiye için en güvenlikli bölge durumundadır. Aynı zamanda Suriye’nin en sakin ve huzurlu bölgesidir. Bütün halklar barış içinde bir arada yaşamaktadırlar. Ayrıca ABD ve diğer koalisyon güçlerinin de bulunduğu bir bölgedir. Herkes görüyor ve biliyor ki, bu bölgeden Türkiye’ye gelmiş bir saldırı ve tehdit yoktur. Ancak Erdoğan ve partisi Kuzey Suriye’ye gireceğim ve temizleyeceğim deyip duruyor. Rusya’nın da desteğini alarak ABD’yi de baskılayarak Kürtleri soykırıma tabı tutacağını saklama ihtiyacı duymuyor. Nasıl olsa kimse Kürtler için savaşmaz, diyor. AKP, Erdoğan tamamen bir soykırım gücüdür. Ortakları da Bahçeli ve Ergenekondur. Soykırım dışında bir arayışları yoktur. Bugün olmasa yarın yapacaklardır. Zamanı ve fırsatı kolluyorlar. Özellikler Kürt halkı düşmanlarının bu gerçeğini bilmek zorunda. Yanılmamalı, hata yapmamalıdır. Özellikler AKP içinde olan Kürtler artık uyanmalı ve tutum almalıdırlar. Hızla AKP’den uzaklaşmalıdırlar. AKP’yi normal bir parti gibi ele almamalıdırlar. Bu büyük bir yanılgı ve gaflet olur. AKP, Kürtleri yok etmek istiyor. Sorun sadece PKK vb değildir. PKK’yi hal ederse sıra diğer partilere ve parçalarda da gelecektir. Zaten şimdiden Güney Kürdistan açık bir işgal altında. Onlarca askeri üs kurmuş. KDP, Türkiye’yi güneyden çıkaracak bir güce sahip değildir. Bu açıdan bütün Kürt partileri, aydınları, basını ve halkı soykırım saldırıları ve planları karşısında birleşmeli ve bu ırkçıları durdurmalıdırlar.

    ördek beyördek bey29 gün önce
    • mustafa Kucas Abi gıtmedem bunuda soyluyım. Bırbırımız. Sevelem destek olalım yanlislarını kapatıp güçlenelim Bakın bızim BAŞKA NIMİZ. SELATTIN DEMIRTAS içerde kıskandılar çünkü kortular . SELATTIN DEMIRTAS candır can bizim canimizdır

      Love JESUSLove JESUS28 gün önce
    • mustafa Kucas Mustafa abi bu insan kürt. Akıllı zeki insan ilk buraya geldıyınde elestırdi kıskandılar. Hıc agzını acmadı yoluna devam ettı. Ben destekledim. Çünkü basından da anladım. ADAM zeki kanal açsa sevınırım. Dogru haber bilgı aliriz. GAZETECIMIZE DUA EDECEM BASARILI OLSUN

      Love JESUSLove JESUS28 gün önce
    • TRvision de kanal açsana boş değilsin yoldaş hewal

      mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
  • AKPyi sadece medyaları ayakta tutuyor

    SheexSheex29 gün önce
  • AKP SKANDAL SKANDAL RAPOR 1\ Çalık Holding’in Offshore Planı ve Albayrak’ın Varlık Barışı Enerji, tekstil ve inşaat devi Çalık Holding, milyonlarca liralık vergiden kaçmak için bir offshore şirketler ağı kurdu. Fakat sonrasında bu plana ihtiyaç kalmadı çünkü Çalık çok daha kolay bir yöntem buldu: Berat Albayrak’ı kanun çıkarmaya ikna etmek. Berat Albayrak’ın CEO olarak görev yaptığı sırada Çalık Holding, Türkiye’de vergi ödememek için Malta ve İsveç’te kurulu şirketleri içeren bir offshore sistemi kurdu. Ama sonunda bu sistemi kullanmaktan vazgeçtiler. Neden? Çünkü daha basit bir yöntem buldular. Albayrak, 2015 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı seçildiğinde, Çalık Holding’deki eski iş arkadaşlarının yazdığı bir vergi affı kanununun meclise sunulmasına aracı oldu. Varlık Barışı olarak da adlandırılan kanun, Çalık gibi şirketlerin yurtdışında offshore hesaplarda tuttuğu milyonların vergi ödemeden ve hesabı sorulmadan Türkiye’ye girişine izin veriyordu. European Investigative Collaborations (EIC) konsorsiyumu, Malta’nın ticaret sicil kayıtlarını ve Redhack’in geçtiğimiz sene Eylül’de yayınladığı e-postaları kullanarak Albayrak ve Çalık Holding’in offshore maceralarını gözler önüne seriyor. Aynı zamanda da Çalık gibi şirketlerin hükümet üzerindeki etkisini ortaya çıkarıyor

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • “Abi yeni bir sistem kurulacak ama bu sistem Maliye’yi kandırmaya yönelik, yani sakat bir sistem olacak. Yarın bir gün bu tespit edilirse Maliye’de itibar iyi olmayabilir.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • 17 yilda akpnin istanbulda yaptigi tünel ve köprüler hem karada hem denizde yüzüyor.multitask altyapi :-)

    alexander thegreatalexander thegreat29 gün önce
  • AKP SKANDAL SKANDAL RAPOR\2 Operasyon: Parayı Türkiye’ye getir 4 Kasım 2011’de gönderilen e-posta uyarıyor: “Abi yeni bir sistem kurulacak ama bu sistem Maliye’yi kandırmaya yönelik, yani sakat bir sistem olacak. Yarın bir gün bu tespit edilirse Maliye’de itibar iyi olmayabilir.” E-postayı gönderen, Çalık Holding’in Dubai ofisi çalışanı Metin Atalay. Alıcısı ise o sırada 33 yaşında olan, Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak. Metin Atalay’ın gönderdiği e-postalardan anlaşıldığı üzere Atalay, Dubai ofisi için Albayrak tarafından işe alınıyor. Çalık’ın Dubai operasyonu, vergi yükümlülüğünün olmadığı serbest bölgelerden biri üzerinden yürütülüyor. Atalay’ın aslında gerçek bir iş tanımı yok ve Çalık’la bağlantılı görünmemesi için kendisine kartvizit bile bastırılmıyor. Kendi yazdığına göre patronları Atalay’a “işinin hiçbir önemi yok” ve “[seni] sadece ve sadece bu ince işler için işe aldık” diyor. Yani önüne koyulan belgelere tek bir soru sormadan imza atması için. Çünkü Çalık’ın Dubai şirketinin diğer ülkelerden gelen kârı toplamak dışında gözle görülür bir aktivitesi yok. Kayda değer bir faaliyeti olmamasına rağmen, Dubai offshore şirketlerinin elde ettiği gelir oldukça fazla. Atalay’ın yazdığı e-postaya göre 2011’in sadece ilk altı ayında Çalık Dubai’de biriken para 34.7 milyon doları buluyor. Çalık, bu parayı Türkiye’ye getirmek istiyor. Ancak paranın Dubai’den yasal yollarla Türkiye’ye gelmesi, Çalık’ın getirdiği meblağ üzerinden Maliye’ye yüzde 20 vergi ödemesi anlamına geliyor. O halde hiç vergi ödemeden milyon dolarlar Dubai’den Türkiye’ye nasıl getirilir? Bu görevi Çalık’ın Dış İlişkiler Sorumlusu Şafak Karaaslan üstleniyor. Karaaslan, Malta ve İsveç’i kapsayan bir şirketler ağı oluşturmaya karar veriyor. Çalık’ın planına göre, Dubai’deki milyonlar Malta’daki şirketlerin hesabına aktarılacak ve para üzerinden Malta Gelir İdaresi’ne yüzde 35 vergi ödenecek. Kağıt üstünde durum Türkiye’deki sistemden daha maliyetli. Ama bir detay var. Çalık’ın hissedarları Malta’da yaşamadığı ve şirket Malta’da kayda değer bir faaliyet yürütmediği için, şirket Malta Gelir İdaresi’ne ödediği verginin yüzde 80’inin iade edilmesini isteyebiliyor. Böylece ülkeye ödenecek vergi pratikte yüzde 5’e iniyor. Para bu şekilde Avrupa Birliği sınırlarından girmiş oluyor. Bundan sonraki adım parayı İsveç’te bulunan hesaplara aktarmak. İsveç’e Malta’da yüzde 35 vergi ödendiği beyan edilecek, verginin büyük kısmının geri alındığı ise saklanacak. Böylece İsveç, Malta’da halihazırda yüksek seviyeden vergi ödendiğini düşünerek parayı ikinci kez vergilendirmeyecek. Son aşama, paranın Türkiye’ye gelmesi. İsveç’teki şirketlerden transfer edilen para, yüksek vergili ve offshore olmayan, finansal açıdan saygınlığı yüksek bir İskandinav ülkesinden geldiği için şüphe uyandırmayacak. Dolayısıyla Maliye paranın kaynağını sorgulamayacak. Dubai ofisindeki Atalay, Çalık’ı bu plandan vazgeçirmeye çalışıyor. Planın bir parçası da şirketin offshore faaliyetlerini Malta’ya taşımak. Atalay, bir yandan da Malta’ya taşınmak istemediği için Albayrak’a bu karmaşık vergi planından vazgeçilmesini, şirketlerin vergi ödemeden yurtdışındaki servetlerini Türkiye’ye getirmelerine imkan sağlayacak bir vergi affını beklemeleri gerektiğini söylüyor: “Abi burası Türkiye. Her zaman yeni bir vergi affı gelir. Gelmediği hiçbir dönem olmamıştır.” Bir ay sonra, 24 Ocak 2012’de Atalay, müdürü Karaaslan’a bir e-posta daha gönderiyor ve Malta’ya taşınma planından şikayet ediyor. Karaaslan, Atalay’ı tersliyor: “Şu an sadece gülüyorum ve bir şey söyleyemiyorum” diyor. “Şirket, menfaatine göre vergi planlaması vs.. yaparak mecburen bir karar alıyor. Buna böyle bakılır başka türlü değil.” Bu yazışmaları takip eden sene içinde Karaaslan işe koyuluyor. 2012’de İsveç’te dört yeni şirket kuruyor: Çalık Textile AB, Çalık Energy AB, Çalık Marketing AB and Çalık Construction AB. Daha sonra 2013’te, Malta’da sekiz şirket daha kuruyor: Fashion Zone Textile Holding Limited, Fashion Zone Textile Limited, Synergy Marketing Holding Limited, Synergy Marketing Limited, Technological Energy Holding Limited, Technological Energy Limited, White Construction Holding Limited, White Construction Limited. Malta ve İsveç’in sicil kayıtlarına göre bu şirketler şu anda aktif değil. İsveç’te bulunan Çalık Energy AB dışında hiçbirinin adı Çalık’ın yıllık finansal raporlarında geçmiyor. Çalık Energy AB ise gayrı-faal olarak listeleniyor. Görünen o ki bu Malta ve İsveç şirketleri hiçbir zaman aktif şekilde para transferi için kullanılmamış. Kayıtlar herhangi bir para hareketi göstermiyor. Sonunda Çalık bu karmaşık ve kanunlara uygunluğu tartışılır sistemi kullanmaya gerek görmüyor çünkü o sırada Berat Albayrak kariyer merdivenlerini başka mecralarda hızla tırmanıyor.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • AKP SKANDAL SKANDAL RAPOR\3 Albayrak’ın yükselişi Berat Albayrak 2013 yılı sonunda, Malta şirketlerinin kurulmasından aylar sonra, politikaya atılacağı dedikoduları yayılırken Çalık Holding’den istifa etti. Temmuz 2015 seçimlerinde AKP’den İstanbul milletvekili seçildi ve Kasım ayında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak atandı. 2007’den politikaya atıldığı 2013’e kadar Albayrak, hükümete gitgide daha çok yakınlaşan ve aynı oranda zenginleşen bir şirketi yönetti. Albayrak’ın CEO olarak atanmasından bir yıl sonra Çalık, ihaleye giren tek şirket olarak ATV-Sabah’ı satın almış ve Erdoğan’ın Katarlı iş adamlarına ihalenin finansmanı için lobi yaptığı iddia edilmişti. Politikayla ilgili bir geçmişi ya da deneyimi olmayan Albayrak, Kasım 2015’den beri Enerji Bakanlığı’nı yönetiyor. Kamuya hizmet etmesi beklenen Albayrak’ın eski şirketinin menfaatini düşünmekten de geri kalmadığı anlaşılıyor.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Hele biz yanlislikla pastanede bisey yeseydik aNjnda goz altina alirlardi

    Hakki BakHakki Bak29 gün önce
  • AKP SKANDAL SKANDAL RAPOR\4 Çalık’a meclisten vergi kıyağı Kabineye atanmasından beş ay sonra, Şafak Karaaslan’dan Albayrak’a bir e-posta gidiyor. Karaaslan, e-postaya “Paranın Yeniden Yeni Merkezi” adlı bir belge de ekliyor. Belge, Amerika’nın, kara para aklamayla mücadele için kurulan Common Reporting Standard adlı uluslararası bilgi paylaşımı sistemine dahil olmayı reddettiğinden bahsediyor. Çalık’ın Dubai milyonlarını Türkiye’ye getirmesi için ideal zaman gelmiş gibi görünüyor. “Mevcut durumda yurtdışında servet sahiplerine iki seçenek kalmış oluyor” diyor Karaaslan. “Bir tanesi servetlerini ve portföylerini yeni vergi cenneti ABD’ye taşımak ... ya da servetlerini ülkelerine getirmek.” “Önceden uygulandığı gibi gizlilik öngören bir vergi barışının dizayn edilmesi ülkemizin vatandaşlarının servetlerini geri getirmesini, yurtdışı kredilerin azalması, bundan sonra uluslararası ticaretin kayıt altına alınmasını sağlayacaktır” diye ekliyor Karaaslan. “Zaman dar olduğu için ivedilikle hareket edilmelidir.” Albayrak’ı ikna etmek için çok dil dökmeye gerek kalmıyor. Bir ay sonra, 3 Haziran 2016’da, Karaaslan Enerji Bakanı’na bir e-posta daha gönderiyor. Bu sefer ekinde meclise sunulmak üzere hazırlanmış vergi affı yasa tasarısı var. Karaaslan, eski iş arkadaşı ve yeni bakana yasa tasarısını anlatıyor. Aynı zamanda tasarının özellikle vurgulanması gereken ismini de söylüyor: Varlık Barışı. “Bilindiği üzere OECD’ye bağlı ülkeler ile dünya çapında bugüne kadar vergi cenneti olarak anılan ülkeler de dahil olmak üzere Finansal Kurumlar Bilgi Değişim Anlaşması [Common Reporting Standard] imzalandı” diyor. “ABD istisnadır, ABD bu anlaşmaya imza koymuyor... Dünya ticareti ve banka hesapları büyük ihtimal ile ABD’ye kayacak... Türkiye bu durumu hem fırsata çevirebilir hem de vatandaşlarına bir çözüm yolu sunabilir. Bunu da bir varlık barışı ile sağlayabilir.” “Özellikle af kelimesini kullanmıyoruz” diye de ekliyor. Karaaslan e-postalarında yasanın halka çok iyi anlatılması gerektiğini belirtiyor: “Varlık barışı kanunlaşmadan önce çok iyi tanıtım yapılmalı. Bilgi değişim anlaşmasından insanların ne şekilde mağdur olacağının çok iyi anlatılması, bir şekilde tedirgin edilmesi gerekir ki varlık barışını büyük bir memnuniyetle karşılasınlar ve varlıklarını transfer etmek için bunu bir fırsat olarak görsünler.” Albayrak’a gönderilen ve meclisten geçirilmesi istenen yasa tasarısı 2013’te çıkan vergi barışı kanununa çok benziyor. Ama Çalık’ın adamı Karaaslan tasarıyı kendine göre değiştirmeyi ihmal etmiyor: “Bu düzenlemenin [2013 yasası] genel hatlarıyla başarılı bir düzenleme olduğunu düşünmekle beraber eksik gördüğümüz ya da düzenlenmesi gereken noktalarda eklemeler yaparak aşağıda sunuyoruz.” Kanun tasarısına göre, şirketler ve kişiler 2016 yılının son gününe kadar yurtdışındaki para veya altınlarını hiçbir soru sorulmadan ülkeye sokabiliyorlar. Buraya kadar tasarı 2013’te çıkarılan afla benzerlik gösteriyor. Ama Çalık’ın Karaaslan’ının elinde şekillenen tasarıda, normalde yurtdışından afla getirilen varlıkların üzerinden devletin aldığı yüzde 2’lik vergi bir anda sıfıra iniyor. Aynı zamanda, şirketler ve kişiler üçüncü bir kişiyi varlıkları kendi adlarına ülkeye sokmak için tayin edebiliyor, böylece paranın asıl sahibi gizlenebiliyor. Maliye’nin ya da devletin başka kurumlarının paranın kaynağıyla ilgili herhangi bir soruşturma ya da araştırma yapmayacağı da garanti altına alınıyor.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • AKP SKANDAL SKANDAL RAPOR 5\ “Son hali. OK mi?”: Ve yasa meclise gelir Haziran 2016’da, Albayrak, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Çalık’ın Karaaslan’ı arasında yasa tasarısıyla ilgili bir e-posta trafiği başlıyor. 6 Haziran’da Berat Albayrak, Karaaslan’ın gönderdiği belgeleri Naci Ağbal’a yolluyor. Hatta yasa, Erdoğan’a kadar ulaşıyor. Albayrak, 20 Haziran’da Erdoğan’ın özel kalem müdürü Hasan Doğan’a da tasarıyı gönderiyor. 21 Haziran 2016’da, Berat Albayrak yasa tasarısı taslağını Karaaslan’a yine e-postayla gönderiyor ve soruyor: “Son hali. OK mi?” Bundan iki gün sonra Başbakan Yıldırım “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nı TBMM’ye sunuyor. Tasarının içinde Varlık Barışı’nı içeren ve Karaaslan’ın yazdığı “Geçici Madde 2” de var. Geçici Madde 2, yasa milletvekillerince tartışılmaya başladığı anda meclisi birbirine düşürmüştü. Muhalefet partileri önerilen Varlık Barışı’nın Türkiye’yi kara para merkezi haline getireceğini iddia etmişti. CHP, MHP ve HDP, eğer AKP bu maddeyi gündemden çekmezse tasarının diğer 77 maddesinin görüşmelerini tıkayacaklarını söylemiş, AKP’yi maddenin kaldırılması için ikna etmeye çalışmıştı. AKP sonunda ikna olmuş, Geçici Madde 2’yi yasa tasarısından kaldırmıştı. 14 Temmuz 2016’da, CHP milletvekili Özgür Özel bunu muhalefetin bir zaferi olarak ilan etmiş ve Varlık Barışı konusu bir daha meclis gündemine gelirse yine karşı duracaklarını söylemişti. Muhalefetin zaferi çok uzun sürmeyecekti. Ertesi gün, 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Darbe girişimini takip eden günlerde mecliste karmaşa hakimdi ve ekonomi gibi konular bir süreliğine geri planda kaldı. Politik kaos, KHK’lar, toplu tutuklamalar ve işten atmalar arasında yine de Çalık Holding unutulmadı. Darbe girişiminden bir hafta sonra, 22 Temmuz 2016’da, Varlık Barışı tasarısı bu sefer Madde 7 olarak Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” adlı yasa tasarısına eklendi. Yeni madde Geçici Madde 2’nin daha kısa ve öz haliydi. Ancak metnin kendisi ve içeriği değişmemişti. Bu sefer tasarı meclisten kavga ve gürültü olmadan geçti. 18 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzalaması ve ertesi gün Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla, kara para aklamayı yasal hale getiren Varlık Barışı kanun haline gelmiş oldu. CHP milletvekili Mehmet Bekaroğlu, konuyla ilgili The Black Sea’ye verdiği demeçte “Ekonomimiz dağıldı, her yerden para bulmaya çalışıyorlar, o yüzden bu yasa çıktı” dedi ve ekledi, “Maliye Bakanlığı’na bu konuyla ilgili çok soru sordum -ne kadar para geldi, paralar kimden geldi, Türkiye’de ne kadar süre durup tekrar para yurtdışına çıktı. Ama hiçbirine cevap gelmedi. Bu bilginin kendilerinde olmadığını söylüyorlar. Bu yasada bir problem olduğu açık.” Çalık Holding sorularımıza tek tek cevap vermedi ancak “İddialarınız doğru değildir ve bu iddiaları kesinlikle reddediyoruz. Grubumuz hiçbir zaman yasal olmayan işlere girmemiştir,” açıklamasını yaptı.

    ördek beyördek bey29 gün önce
    • Bide orda kurbağa resmi var niye Ördek bey yoksa sağ gösterip sol vuruyorsun

      mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
    • Sen boş bı adam değilsin devamlı bilgilerini başka platformda halka aktar ilerici halka Şırnak tan selam olsun

      mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
  • Başak DEMIRTAŞ dogum gunünüz kutlu olsun🎉🎈. DEMIRTAŞ ÖZGÜRLÜK

    Love JESUSLove JESUS29 gün önce
  • HERŞEYİNİZE EVET SONUNA KADAR ATATÜRK’ÇÜYÜM AMA TERÖRİSTE GÜLER YÜZ SUNULMAZ HEPSİNİN LEŞİNİ ALICAZ

    Enes YılmazEnes Yılmaz29 gün önce
  • Votel şunları ifade etti: "Fırat’ın doğusunda 30 kilometrelik güvenlikli alan dayatmak ters sonuç verir: Suriye Kürt nüfusunun yüzde 90’ından fazlasını göçertmek, zaten çok zorlu olan insani durumu daha da ağırlaştırmak, uzatmalı askeri konumlandırma gerektirerek ağırlaşmış bir çatışma koşullarını oluşturmak.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Pentagon : Güvenli Bölge anlaşması aşama aşama uygulanacak Pentagon, Türk devleti ile Güvenli Bölge konusunda yapılan anlaşmanın “aşamalı” olarak uygulamaya konulacağını ve ilk uygulamaların hızlı bir şekilde başlayacağını belirtti. Sean Robertson, “Mevcut durumda Türk mevkidaşlarımızla ortak operasyon merkezinin kurulması için seçenekleri inceliyoruz” dedi. “Güvenlik mekanizması aşamalı olarak uygulamaya konulacak” diyen Robertson, “ABD, Türkiye ile tartışmaları devam ettirmekle birlikte, hızlı bir şekilde bazı faaliyetlere başlamaya hazırdır” diye ekledi. Anlaşma geçen hafta Ankara ile Washington arasında sağlanmıştı. Her iki tarafın askeri yetkilileri arasında yapılan görüşmeler ardından, güvenli bölge kapsamında ortak bir operasyon merkezi kurulması için anlaşmaya varıldığı açıklanmıştı. VOTEL ANKARA KONTROLÜNDE OLMASINA KARŞI ÇIKTI ABD’nin Suriye’deki askeri güçlerinin eski komutanı Joseph Votel, böyle bir güvenli bölgenin kontrolünün Ankara’ya verilmesine kamuoyu önünde karşı çıktı. The National Interest dergisinde Pazartesi günü bir makalesi yayınlanan eski general Votel, geçen Mart ayına kadar Amerikan ordusu merkezi komutanlığı Centcom’un başında bulunuyordu. Votel, “böyle bir güvenli bölgenin ilgili tüm taraflar için sorun oluşturacağını” ifade etti. Votel, “Güvenlikli alanlar genellikle çatışma bölgelerindeki halkı korumak için kurulur ve genellikle nötr olmak için, askerden arındırmak için ve insani hedeflere odaklı olarak tasarlanır” diye yazdı. Aynı makalede Georges Washington üniversitesinde Türkiye uzmanı olan Gönül Tol’un imzası da yer aldı. Votel şunları ifade etti: "Fırat’ın doğusunda 30 kilometrelik güvenlikli alan dayatmak ters sonuç verir: Suriye Kürt nüfusunun yüzde 90’ından fazlasını göçertmek, zaten çok zorlu olan insani durumu daha da ağırlaştırmak, uzatmalı askeri konumlandırma gerektirerek ağırlaşmış bir çatışma koşullarını oluşturmak.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • DEMİRTAŞ TERÖRİSTİR HDP YE OY VEREN TERÖRİSTİR ÇÜNKÜ ONLAR SIRTINI YASLADIKLARI YERİ BİLİYORLAR O DAĞDA LEŞLERİNİ ALACAĞIZ ALLAH VAR GAM YOK

    Enes YılmazEnes Yılmaz29 gün önce
    • Kaxbeler İslam dini de o kaxbe irkciliginiza alet ediyorsunuz NATO Hıristiyan kulübünun tasmalı kopekleri ikiyüzlü sahtekar Müslüman postuna bürünmüş Deccalin yeryüzünde ki temsilcileri

      mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
    • Siz ALLAH i kabul etmeyen soysuz bir neslin eniklerisiniz Göt Tengrinin picleri

      mustafa Kucasmustafa Kucas28 gün önce
  • Adliyeye sevk edilen Fatih Artuç, Muhammet Veysel Kadırhan ve Yusuf Nas Savcılık tarafından adli kontrol şartı uygulanması istemi ile Abdülaziz Beyter ve Hüseyin Çiftçi ise tutuklanmaları istemi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkemeye sek edilen 3 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, Beyter ve Çiftçi “Örgüt üyesi olmak” iddiası ile tutukladı.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Şırnak’ta iki kişi tutuklandı, Mardin’de gözaltı sayısı artıyor Şırnak ve Mardin’de dün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanlardan 2 kişi tutuklandı. Mardin ve Şırnak’ta dün yapılan ev baskınlarında aralarında HDP’li Belediye Meclis üyeleri ve partililerin de olduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanların işlemleri devam ederken, Şırnak merkezde gözaltına alınan 5 kişi emniyet ifadelerinin ardından Şırnak Adliyesi’ne sevk edildi. Adliyeye sevk edilen Fatih Artuç, Muhammet Veysel Kadırhan ve Yusuf Nas Savcılık tarafından adli kontrol şartı uygulanması istemi ile Abdülaziz Beyter ve Hüseyin Çiftçi ise tutuklanmaları istemi ile Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Mahkemeye sek edilen 3 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, Beyter ve Çiftçi “Örgüt üyesi olmak” iddiası ile tutukladı. İdil’de ise gözaltına alınan HDP’li Meclis üyesi Hatice Kaya ve Mehmet Erarslan dün emniyet ifadeleri ardından serbest bırakılırken, HDP’li Vahap Özel ve İdil Yalçınkaya da bugün emniyet ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Şırnak Valiliği yaptığı açıklamada 21 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. MARDİN'DE GÖZALTI SAYISI ARTIYOR Mardin’in Nusaybin ilçesinde gözaltına alınanlar hakkındaki soruşturmaya gizlilik kararı konulduğu belirtildi. İki kişi hakkında 4 günlük gözaltı kararı olduğu belirtildi. Yine Kızıltepe’de gözaltına alınan isimlerin ise, emniyet ifadelerinin bugün alınması bekleniyor. Kızıltepe’de gözaltına alınanların tam sayısı bilinmezken, Dargeçit’te gözaltına alınan İrfan Yakut’un savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. Öte yandan Mardin Artuklu ilçesi Yalım Mahallesi’nde de yapılan ev baskınında Yusuf Abukan gözaltına alınırken, kardeşi Vedat Abukan hakkında da gözaltı kararı olduğu bildirildi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamada gözaltına alınanların sayısı ise, 11 olarak açıklandı.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • eylemler 15 Ağustos günü güçlerimiz Şehit Bager ve Şehit Ronya Devrimci Hamlesi kapsamında 15 Ağustos Atılımı’nın 35. yıldönümünü selamlamak amacıyla işgalci TC ordusuna yönelik eylemler düzenlemiştir” dedi. Eylemlerin Hakkari’nin Yüksekova ve Çukurca ilçelerinde düzenlendiği bildirildi. Yüksekova’da dört askeri mevziye giren gerillaların 7 asker cenazesinin üzerine gittiği belirtilirken, Çukurca’da iki ayrı eylemde iki askerin, Amed’de ise bir istihbaratçının öldüğü bilgisi verildi. 4 MEVZİ İMHA EDİLDİ, 7 ASKER ÖLDÜ Eylemlerin detayları şöyle açıklandı: “Saat 04.50’de güçlerimiz, Hakkari’nin Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Şehit Afat Tepesi’nde konumlanan işgalci TC ordusunun mevziilerine yönelik baskın eylemi düzenlemiştir. Düşman mevziilerine kadar ilerleyen güçlerimiz, 4 düşman mevziisine girip imha ederek 7 asker cenazesininüzerine kadar gitmiştir. Güçlerimiz eş zamanlı olarak diğer düşman mevziilerini de yoğun ateş altına almıştır. Eylem ardından akşam saatlerinde Satê ve Şehit Afat Tepeleri’nde işgalci TC ordusuna ait helikopterlerin hareketliliği yaşanmıştır. Güçlerimiz alan üzerinde hareket halinde olan kobra ve Skorsky tipi helikopterleri hedeflemiştir. Yoğun ateş altına alınan helikopterler alandan uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. ÇUKURCA’DA ASKERİ ARAÇ VE MEVZİLERE EYLEM: 2 ÖLÜ Saat 08.30’da güçlerimiz, Hakkari’nin Çelê (Çukurca) ilçesine bağlı Güvenlik Tepesi ile Bilican Alayı arasındaki yolda ilerleyen işgalci TC ordusuna ait bir araca yönelik sabotaj eylemi düzenlemiştir. Gerçekleştirilen bu eylemde askeri araç tümden imha edilirken, 2 askeröldürülmüş ve 3 asker de yaralanmıştır. Eylem ardından işgalci TC ordusu zırhlı araçların desteği ile ölü ve yaralı askerleri alandan uzaklaştırmıştır. Saat 09.30 ve 19.45’te güçlerimiz Çelê’ye bağlı Koordine Tepesi’nde konumlanan işgalcilere karşı 2 eylem düzenlemiştir. Düşman mevzii ve barınaklarının etkili bir şekilde vurulduğu bu eylemlerde ölü ve yaralı asker sayısı tespit edilememiştir. AMED’DE İSTİHBARATÇILAR VURULDU 23 Temmuz günü saat 13.30’da güçlerimiz, Amed merkeze bağlı Şehitlik semtinde istihbarat elemanlarına ait bir araca yönelik eylem düzenlemiştir. Düşman aracının yakın mesafeden etkili bir şekilde vurulduğu bu eylemde 1 istihbaratelemanı öldürülmüş, 3 istihbarat elemanı ise yaralanmıştır. Eylemi düzenleyen birliğimiz sağlam bir şekilde üs alanlarına ulaşmıştır.” HAVA SALDIRILARI Açıklamada Türk savaş uçaklarının Medya Savunma Alanları’na yönelik bombardımanlarına ilişkin bilgiler de yer aldı. HPG-BİM saldırılara ilişkin şu detayları verdi: 10 Ağustos günü saat 16.00 ve 23.30’da savaş uçakları, Gare bölgesine bağlı Meyrokê alanını bombalamıştır. 11 Ağustos günü saat 11.00’da savaş uçakları, Heftanin bölgesine bağlı Şehit Kendal alanını bombalamıştır. 13 Ağustos günü sabah saatlerinde savaş uçakları, Metina bölgesine bağlı Kesta alanını bombalamıştır. 14 Ağustos günü saat 11.00’da savaş uçakları, Zap bölgesine bağlı Şikefta Birindara alanını, saat 11.30’da ise Xakurkê bölgesine bağlı Birikim alanını bombalamıştır. 15 Ağustos günü saat 17.30’da savaş uçakları Zap bölgesine bağlı yine Şikefta Birindara alanını bombalamıştır. 16 Ağustos günü (bugün) sabah saatlerinde Xakurkê bölgesine bağlı Birikim alanı ile Zap bölgesine bağlı Sida alanını bombalamıştır. 14 Ağustos günü Zap bölgesine yönelik gerçekleştirilen bu bombardımanlarda 1 arkadaşımız şehadete ulaşmıştır. Yapılan diğer bombardımanlarda herhangi bir kaybımız yaşanmamıştır. Şehadete ulaşan arkadaşımızın sicil bilgileri daha sonra kamuoyu ile paylaşılacaktır.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Terzi çırağını sırf partili diye tarım ve orman bakanlığı koltuğuna otururtursan olacak bu yine zam kapıda. Allah kimseye ak çomar gibi millet nasip etmesin.

    gökdeniz Turanlıgökdeniz Turanlı29 gün önce
  • QSD’den ‘Güvenli Bölge’ açıklaması QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdi, “Güvenli Bölge” konusunda Türk devleti ile dolaylı görüştüklerini belirterek, tüm sınırın güvenli bölgeye dahil edilmesini istedi. ABD ile Türkiye arasında sağlandığı belirtilen “Güvenli Bölge” anlaşmasına ilişkin ANHA’ya konuşan QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdi, Türkiye ile dolaylı görüştüklerini belirtti. Söz konusu görüşmelerin halen tam olarak bir sonuca ulaşmadığını ifade eden Ebdi, nihai bir sonuca ulaşmak için görüşmelerin devam ettiğini sözlerine ekledi. Gire Spî ile Serêkaniyê arasını kapsayan bölgede güvenli bölge kararı alındığı yönündeki iddiaları değerlendiren Ebdi, şöyle konuştu: “Bizim kabul ettiğimiz ve taraflara sunduğumuz önerimiz tüm sınır hattının bu ‘Güvenli bölge’ kapsamına alınmasıdır. Ancak Türk devleti bu süreci Gire Spî ile Serêkaniyê arasında başlatmak istiyor.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
    • ördek bey Ördek bey gelmiş hosgelmis haberler getırmis. SEVINDIM kürt doslarım var bugün yorumlarda mutluyum hosgelmissiniz

      Love JESUSLove JESUS29 gün önce
  • Öcalan Kürtler arası birlik için fedakarlığa çağırdı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Kürtler arası birliği sağlanması için fedakarlığa çağırdığı bildirildi. 2016’dan bu yana 3 kez İmralı’ya gidebildiklerini söyleyen Mehmet Öcalan, bayramın ikinci günü yaptığı son görüşmenin yaklaşık bir saat sürdüğünü belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın haklarının verilmediğini, sadece açlık grevleri eylemleri sonrası kısmi olarak hakkın tanındığını belirten Mehmet Öcalan, ziyaret öncesi “çok çirkin” aramalardan geçirildikleri tepkisinde bulundu. Öcalan, şöyle anlattı: “İki aramadan geçirdiler. Aramalarda yapılanlar kabul edilemezdi. Bunu insanlık kabul etmez. Çıplak arama yaptılar. Biz insanız, bu bizim yasal hakkımızdır. 68 yaşındayım çıplak arama yaptılar. 20 yıldır o yolu gidip geliyorum, beni de iyi tanırlar. Çok çirkin bir aramayla karşılaştık. Bu kabul edilemez, bu aramayı yapanlar utansın.” Mehmet Öcalan, görüşme anını ise şöyle anlattı: “Her görüşmemizde yüzüm kapıya bakardı, bu sefer yüzümü çevirmemi istediler. Başkan geldi, döndüm ona ve tokalaştık. Bana, ‘Sizi beklemiyordum, sanki tesadüfen gelmişiniz gibi geldi’ dedi. Avukatların bize bayramın ikinci günü görüşebileceğimizi ilettiklerini söyledim.” Kürt Halk Önderinin ülke gündemini sorduğunu belirten Mehmet Öcalan, “3 gündem olduğunu söyledim. Birincisi Kuzey ve Doğu Suriye; ikincisi Pençe Harekatı; üçüncüsü de kurumlarda olan sorunlar, bununla bağlantılı olarak halk üzerinde artan baskılar. Halkın kendisinin sağlık durumunu merak ettiğini söyledim. O da bana ‘Sen beni görüyorsun’ dedi” şeklinde konuştu. ARAP AŞİRETLERE SELAM Kardeş Öcalan, görüşme sırasında Öcalan’ın Kuzey ve Doğu Suriye’yle ilgili şu değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti: “Hem Türkiye zarar görür hem de oradaki halklar zarar görür. Savaş ile olmaz bir çözüme kavuşturulması gerekir. Türkiye eğer Suriye’ye girmek isterse de bu çözüm olmayacaktır. Doğrusu şu ki savaş bu halklara hiçbir şey getirmez. Suriye’de 20 yıl kaldım, oranın halkını iyi tanırım. Oradaki Arap aşiretlerini iyi tanırım, ilişkilerim vardı. Başta Arap aşiretleri ve halklara selamlarımı ilet. Sorun demokrasiyle çözülebilir. Hiçbir zaman savaşla çözüm olmamıştır.” GÜNEY’E SALDIRI SAVAŞ DEMEKTİR Öcalan’ın “Kürt sorununun çözümü için üstümüze düşen görev ve rolümüzü oynarız” dediği ve Türk devletinin Güney Kürdistan’da “Pençe harekatı” adıyla yürüttüğü işgal saldırıların ise şöyle değerlendirdiği ifade edildi: “Harekât savaş demektir. Bu mesele insan kanının dökülmesiyle çözülecek bir mesele değil. Biz her zaman barışa varız. Her zaman da savaşa karşı olacağız, savaşın yerine barışın olması gerekiyor.” ULUSAL BİRLİK Mehmet Öcalan, Kürt Halk Önderi’nin ‘ulusal birliğe’ de vurgu yaptığını belirtti. Mehmet Öcalan’ın anlatımlarına göre Öcalan, Türkiye’nin Federe Kürdistan Hükümeti’nden bağımsız başarılı olamayacağını, harekâtın çok zor olacağını, harekâtın Kürt birliğine darbe vuracağını, birliğin bu şekilde oluşamayacağını, herkesin Kürt birliği için fedakâr olması ve çalışması gerektiğini söyledi. HDP’YE MESAJ Öcalan’ın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) için söyledikleri ise şu şekilde aktarıldı: “60 milletvekili var, bu seçimlerde belediyeler de alındı. Geçen sefer belirttim, eğer dışarda olsaydım sokakları temizlerdim. Her yerde vekiller 24 saat boyunca halkın içinde olması gerekiyor. Parti büyük demokratik bir kurumdur. Halkın iradesidir ve halka hizmet etmelidir. Bu halk onlara iradelerini teslim etmiş. Onlar da bu halkın hizmetkârıdırlar.”

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • AQ IBNE BAROLAR BASKANI ALKISTAN ELLERI KIRILCAK PIC OLMUSTU

    Ahmet AhmetAhmet Ahmet29 gün önce
  • Sydney saldırganı bir Türk Sydney kent merkezinde bir seks işçisini öldürüp bir kadını daha bıçakladıktan sonra başka kişilere saldırmaya çalışırken çevredekilerce yakalanan saldırganın, Mert Ney adlı bir Kıbrıslı Türk olduğunu duyurdu. 24 yaşındaki bir seks işçisini öldüren ve yakınlardaki bir otelde 41 yaşındaki bir kadını bıçaklayan Ney’in, “daha fazla insanı öldürmek için’ sokağa çıktığını belirtti. ‘Allahu ekber’ diye bağırdı hastanede tedavi altına alınan Ney’i sorguladıktan sonra olayı daha iyi anlayabileceklerini belirtti. Elindeki kanlı bıçakla bir arabanın üzerine çıkarak “Allahu ekber” diye bağırdığı duyulan Ney’i olay yerindeki bazı kişiler ellerindeki sandalyeler ve süt şişesi kasalarıyla durdurmuştu.

    ördek beyördek bey29 gün önce
  • Ön teker nere giderse arka tekerde onu izler

    Murat OranMurat Oran29 gün önce
  • bülent arinc denilen serefsiz hemen tutuklanip ,mahkemeye dahi cikarilmadan vatan hainliginden iceri tikilmali bas fetöcü kendisi,niye almiyorsunuz bu herifi elde kanitda var,garibani tikmasi daha kolay demi

    tayfun Öztürktayfun Öztürk29 gün önce
  • teyyup'un O ş ahsiyet dedigi feto'cu Bülent arınç 20 bin KAGIT maaş aLMASAYDI (18 bin KAGIT ile kilitlendin sen ipne Bülent arınç ) Yeni parti kuranların yanında degil g*Tü'ün icinde yer ALIRDI kesin...!

    Can CanCan Can29 gün önce
  • Hangi sendika senin hakkını arıyorsa millet o sendikaya kayacak o zaman bak nasıl senin hakkını arıyor atamadığı an burakacan.

    Murat OranMurat Oran29 gün önce
  • BÜLENT ARINCIN KIZLARI GAVATIN SARAYINDA DIKECEGIZ

    Ahmet AhmetAhmet Ahmet29 gün önce
17 Ağustos 2019 FOX Ana Haber Hafta Sonu